26.Ağustos 2011 7.55 THY uçağı ile Heatrow Havaalanına varıyoruz.Herşey çok güzel başlamıştı ta ki oğlumun psp ‘sini uçakta unutana dek.Otelde fark ettik dönüşte kayıp eşyadan buluruz dedik ama maalesef biri almış gitmiş.Uzun ağlamalar sonrası Londra sokaklarını keşfetmek için her zamanki gibi yürümeye başladık.

Londra’da metro,otobüs vb. ulaşım için oyster card alıyoruz. Araçlara binerken ve inerken mutlaka okutturmak gerekiyor.Ucuz ulaşım sağlamak adına mutlaka alınmalı.İstediğiniz gün kadar dolum yapılabiliyor. http://www.tfl.gov.uk sitesinden bilgi alabilirsiniz.

Otelimiz İbis London City otel.Şehir merkezine 4 km uzaklıkta ama metro durağı hemen otelin yanında olduğu için ulaşımda bir sıkıntı olmadı.Ayrıca otelin kahvaltısı da gayet güzeldi. Kahvaltıda yediğimiz ve sonrasında öğlen yemek için hokus pokus yaptığımız blueberry li cupcake lerin tadını unutamayacağım.DSCN3456DSCN3444

Otelden çıkıp Thames Nehri‘ne varıyoruz.Karşımıza Tower Bridge çıkıyor.1885 ‘te yapılan köprünün iki kapağı da açılıp gemilere geçit sağlıyor.Köprünün kulelerine asansör yardımıyla çıkıp Tower Bridge Müzesi’ni geziyoruz.

Köprünün hemen yakınında Londra Kalesi var.İçinde saray,zindanlar,idam yeri,kiliseler ve müzeler bulunan büyük bir yapı.

DSCN3465

DSCN3464

DSCN3475

DSCN3477

İmperial War Müzesi (HMS Belfast): Bir savaş gemisini keşfetmek özellikle oğlum için çok eğlenceliydi.Hem 2.Dünya Savaşı hemde Kore Savaşı’nda görev almış olan gemide ameliyathane,revir,yatakhane gibi bölümler var.

DSCN3490   DSCN3482

Gemiyi gezdikten sonra yemek yemek için yer arıyoruz.Ve birden sağnak yağmur başlıyor ve içimize kadar ıslanıyoruz.Islak ıslak yemek yedikten sonra otele dönerken güneş açıyor vee karşımıza güzel bir gökkuşağı çıkıyor.

DSCN3491

İkinci günün sabahı erkenden London Eye ‘a yani meşhur dönme dolaba binmek için yola çıkıyoruz.Yetişkin  16,74, çocuklar 8,58 sterlin.En üst noktası 135 m olan , kapsüllerden oluşan dönme dolap bir turunu 30 dak. da tamamlıyor.İndikten sonra 4D film izlemek aktivitenin bir parçası.

İçinde bir çok savaş araçları , savaş uçaklarının sergilendiği İmperial War Müzesi çocukların ilgisini son derece çeken bir müze.Burada yeterince zaman geçirdikten sonra otobüse binip Westminster Bölgesine geliyoruz.

DSCN3539DSCN3541

Nehir kıyısındaki Westminster Sarayı va da daha bilinen adıyla Parlemento Binası , Londra ‘nın ikinci taş köprüsü olan Westminster Köprüsü ,Big Ben Saat Kulesi, Westminster Abbey yani Kilisesi’nin çevresinde gezdikten sonra ST.James’s Park ‘ta dinleniyoruz. Parktaki insandan kaçmayan sincaplarla oyalandıktan sonra parkın sonunda ki Buckingham Sarayı‘na varıyoruz.Sarayın kapısındaki uzun kuyruğu görünce gezmekten vazgeçip metroyla Covent Garden ‘a gidiyoruz.

Covent Garden adındaki pazar yeri şık mağazaları , sokak sanatçıları , sebze meyve pazarı , bir çok malın satıldığı tezgahları , London Transport Museum (Londra Ulaşım Müzesi ) , Theatre Museum (Tiyatro Müzesi) ile canlı , capcanlı bir bölge. Burada cookie çeşitlerine  ve kahvesine bayıldığımız Ben’s Cookies için sık sık buraya uğradık. http://www.benscookies.com

DSCN3612DSCN3610