DSCN4934Hüzünlü bir şehir Saraybosna. 1992 yılında başlayıp 1995 yıllarına kadar süren savaşın izleri hala  binalarda  kendini göstermekte.Yaralarını sarmaya çalışan halk her ne kadar savaşın izlerini silmek istemiş olsa da kurşun delikli , hasarlı , yıkılmış binalarla yer yer karşılaşılmaktadır.

Saraybosna , Osmanlı’nın Balkanlar daki en önemli şehridir. Şehrin eski  tarafında Osmanlı eserleri yer almakta , yeni tarafında ise Avusturya-Macaristan İmp. ‘dan kalma binalar bulunmaktadır.

DSCN5120Saraybosna öyle bir şehir ki Hırvatlar , Boşnaklar ,Sırplar bir arada yaşamaktadır ve  Müslüman , Ortodoks , Katolik , Yahudiler  yüzyıllar boyu birlikteliğini sürdürmektedirler. Yine öyle bir şehir ki  Kiliseler , Camiler ve Sinagoglar bir kaç adımlık mesafede bir arada yer almaktadır.

Saraybosna bu kadar çeşitliliğin bir arada yaşandığı bir şehirken aynı zamanda bir çok olayın da yaşandığı bir şehir olmuştur. 1914 ‘te 1.Dünya Savaşı’nın çıkmasına neden olan suikast Saraybosna’nın Köprülerinden biri üzerinde yaşanmıştır.1984 Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapmıştır.  20.yy ın en büyük soykırımının yapıldığı ,binlerce insanın katledildiği insanlık ayıbının yaşandığı bir şehirdir aynı zamanda.

DSCN4998

Saraybosna’nın  camileri ,evleri,dükkanları , yemek kültürü bizimle aynı olduğu için kendimizi Türkiye’nin bir şehrinde gibi hissettik.

Otelimiz eski şehrin  yani çarşıların sonunda yeni binaların başlangıç yerinde olan Hotel Europe idi. Toplam üç günlük bir gezi olduğu için vakit kaybetmeden şehri keşfetmeye başladık.

Şehrin merkezi ve en önemli noktasında , 16 yy Osmanlı Çarşısı olan Başçarşı yer almakta.Çarşının girişinde Saraybosna’nın simgesi haline gelmiş ahşap kubbeli bir Sebil bulunmakta.Çarşının içinde Gazi Hüsrev Bey Cami ,Morica Han,Saat Kulesi, Bezistan, Bakırcıların olduğu çarşı  gezip görülecek yerler arasındadır.Çarşıda yemek içmek ve alışveriş yapmak için bir çok dükkan var.

DSCN4930Saraybosna ‘nın ortasından Miljacka Nehri geçmektedir.Nehrin en önemli ve tarihi köprüsü 1. Dünya Savaşı’nın çıkma sebebi olan Avusturya-Macaristan Arşidükü Franz Ferdinand ve karısının suikastının yaşandığı Latin Köprüsü‘dür.

Nehrin kenarında yer alan Saraybosna Milli Kütüphane’sinin restorasyonu devam ediyor.1992’de savaşta atılan bombalarla milyonlarca kitap binayla birlikte yanmıştı.

DSCN4938DSCN4944

DSCN4961

Markele Market , savaş yıllarında pazarda alışveriş yapan insanların üzerine atılan havan topu  sonucu 68 kişinin öldüğü ve 144 kişinin yaralandığı bir yer.Ölen kişilerin isimleri duvara asılmış ve yerde havan topunun düştüğü yer camekan içinde sergileniyor.

 Saraybosna Katedrali , şehrin en büyük katedrali.

DSCN4958

DSCN5022

2.Dünya Savaşı’da Yugoslavya’nın bağımsızlığını kazanması sonrasında  simge olarak 6 Nisan 1945 ‘te yanan ateş bugüne kadar söndürülmemiş.

Şehir Kalesi şehrin doğu tarafında mezarlıklar kısmının üst tarafındadır.Restore edilirken Türklerin parasal yardım ettiğini okuyoruz.Hemen alt tarafında Aliya İzzetbegoviç ‘in askerler tarafından nöbet tutulan mezarı bulunmakta.Şehrin bir çok bölümünde mezarlıklar yer almakta.Gezimizin bir kaç gün öncesinde savaşın yıldönümü olduğu için mezarlıklar çiçek bahçesi gibiydi. Şehir Kalesi’nin içinden geçip sokaklarda ilerliyoruz.Yüksek bir tepeye geldiğimizde burada ağaçlık bir park var.Buradan tüm Saraybosna’yı seyrediyoruz.Camilerden gelen ezan sesleriyle birleşince şehre bakış biraz hüzünlendiriyor bizi.

Saraybosna’da neler yedik neler içtik? Öncelikle Başçarşı’daki Sebilin hemen yanındaki kahvehane’den bizim Türk kahvesinin aynısı fakat şekeri ayrı bir kapta sunulan Kahva’dan içtik. Kahva cezvede geliyor ve yanında lokum eşliğinde.Cevapi denilen pide içinde sunulan lezzetli köftesini de tadıyoruz. Akşam yemeklerini  Mrkva ‘da yedik.Ama en güzeli ve en lezzetlisi de Boşnak Böreği.Bosna Börekçisi ‘nde yediğimiz kıymalısının tadı damağımızda kaldı.Ayrıca çarşının içerisindeki Cedevita Pastanesi’nin güzel pastalarını pek beğendik.

DSCN4981IMG_0618DSCN4953

DSCN4941DSCN4940

DSCN5010

DSCN5029

Yıllar önce okuduğum ,savaşı yaşamış küçük bir kızın yazdığı Zlata’nın Günlüğü Kitabı Saraybosna’da yaşananları anlamak isteyenler için iyi bir kaynak olduğunu düşünüyorum.

 

 

 

 

 

 

 

MOSTAR

DSCN5025Saraybosna Mostar arası araba ile 1,5 saat sürüyor.Yollar iki şerit ve virajlı.Yol boyunca Neretva Nehri ve eşsiz bir dağ manzarası eşlik etmekte.Yolda sollama yapmak hem tehlikeli hem de bizim gibi polis tarafından çevrilebiliyorsunuz. Neyse ki ceza yazmadan kurtulduk.

 

 

 

 

 

Mostar Köprüsü 1566 yılında Mimar Sinan’ın öğrencisi  Mimar Hayrettin tarafından yapılmış.Şehrin Hırvat ve Müslüman bölümünü birbirine bağlayan köprü 1993 yılında savaşta yıkıldıktan sonra 1997 yılında Unesco ve Dünya Bankası desteği ile Türk İnşaat şirketi tarafından yeniden yapılmaya başlanmış.2004 yılında açılmış ve 2005 yılında şehir ve köprü Dünya Miras Listesi’ne eklenmiştir.

DSCN5069

IMG_0561

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Köprünün çevresinde gezdikten sonra müzesini geziyoruz.Müzenin üst katından tüm Mostar’ın panoramik fotoğrafları çekilebiliyor.

Mostar’dan ayrılıp 10 km uzaktaki Blagaj Tekkesi’ni görmeye gidiyoruz.Sarı Saltuk Tekkesi de deniliyor.Nehrin kıyısında bir çok balık lokantaları var.550 yıllık bir tekke ve Evliya Çelebi’nin de uğrak yeriymiş.Muhteşem bir manzara.Mostar’a gelip buraya uğramadan gitmemek lazım.

DSCN5106 DSCN5077 DSCN5087 DSCN5092