Trogir , Split’e 28 km uzaklıkta ve arabayla 40 dakikada ulaşılıyor. Şehrin hemen girişinde araba park yerleri mevcut. Arabayı park ettikten sonra ,kısa bir yürüyüşle ve köprüden geçerek merkeze geliyoruz.Burası  ana kara ile başka bir ada arasına sıkışmış, köprü vazifesi yapan 1997 yılında UNESCO korumasına alınmış bir adacık.

Taş bir kapıdan geçip dar sokaklardan ilerleyince St.John Meydanı‘na geliyoruz. Meydanda St.Lawrence Katedrali, saat kulesi, belediye binası,Cipiko Palace yapıları var. Meydandaki saat kulesinin hemen yanındaki sundurmada  konser dinletisi’ne rastlıyoruz. Dar sokaklarda ilerleyip sahile çıkan güney kapısına geldiğimizde Lucic Palace ve St.Nicholas Fortress yapılarını görüyoruz.

Palmiyeli sahil şeridi boyunca yürüdüğümüzde Kamerlengo Kalesi ve önündeki klasik otomobil sergisini geziyoruz.

Birbirini kesen sokakların planı  Helenistik dönemin izlerini taşımakta.Romalılar,Venedikliler,Bizanslılar şehirde önemli izler bırakmışlar.Tüm ada sokaklarına gire çıka ,dar taş sokaklarda yürüyerek tüm şehri geziyoruz. Şehirde bir çok kilise ve manastır binaları bulunmakta.

Trogir Split’e gelen herkesin mutlaka uğraması gereken bir yer olduğunu söylemek gerekir.Trogir’i çok beğenip Zadar’a doğru yol alıyoruz.