Zadar, Split’ten yaklaşık 2 saat uzaklıkta ve 155 km mesafede. Dalmaçya’nın eski başkentiymiş.Ayrıca Hırvat kültürünün doğduğu yermiş.İlk gazete ilk kitap burada yazılmış. Bu kadar güzel yerler gezdikten sonra Zadar için beklentilerimi çok düşük tuttum ama Split’ten bile daha çok beğendiğim bir şehir oldu.

Gezilecek yerler her şehirde olduğu gibi old town bölgesinde ve hemen yat limanının yanında. Split’teki anımızdan sonra garanti olsun diye biraz yürüdük ama yat  limanının karşısındaki otoparka arabayı park ettik. Limanın hemen yanındaki tonozlu geçitten  eski şehre giriş yapılıyor.

İçeri girince Zadar’ın kalbi sayılan Narodni Meydanı’na ulaşılıyor.Meydan küçük ama çok güzel. Meydanda çok şirin binalar ,saat kulesi ve kafeler var.IMG_0997

Eski şehrin daracık sokaklarında tarihi bir zenginlik var.Bu nedenle haritaya bakmadan ,sokaklara gire çıka şehri keşfettik.

Svete Stosije Meydanı’na geldiğimizde hemen köşede Dalmaçya’nın en büyük katedrali olan  St.Anastasia Katedrali var. Romanesk tarzda inşa edilmiş yapı , gotik tarzda bazı bölümlere de sahip. Katedralin duvarına sıralanmış , el işleri satan tezgahlara şöyle bir göz atıyoruz. Katedralin hemen önünde küçük bir meydan , meydanda kafe bulunmakta.

Katedrali geçip sağa döndüğümüzde Roma Forumu‘na geliyoruz. Burada kurulmuş Jadera adlı şehirden geriye bir kaç sütun ve ev temelleri kalmış.Burada değişik bir yapıya sahip olan 9.yy da inşa edilmiş bizans kilisesi St. Donat Kilise’si var. Yanındaki kule sonradan yapıya eklenmiş. Mükemmel akustiği sayesinde konser salonu olarak kullanılıyormuş.

St.Donat’ın karşı çaprazında St.Mary Kilise‘si mevcut. Kilise 1091 yılında romanesk tarzda inşa edilmiş.

IMG_1003

Forum’un ve St.Mary Kilise’sinin önündeki sokaktan direkt denize ulaşılıyor. Biz tekrar ara sokaklara girip bu sefer St.Simeon Kilise‘sinin olduğu sokağa geliyoruz. Ortaçağda , Avrupa’nın her yerinden hacıların geldiği Aziz Simeon Kilisesi,  renkli cephesiyle çok sade gibi görünse de gerçek bir hazineyi, Aziz Simeon’a ait kutsal bir emanet sandığını barındırıyor.IMG_1027

Kilise’yi geçip Petra Zoranika Meydanı’na geliyoruz. Meydanda romalılardan kalma bir sütun , muhteşem ağaçlar, kafeler ve eskiden şehre su getiren 5 kuyu meydanı buılunmakta.

Zadar’da deniz kenarında mutlaka görülmesi gereken ve bence burayı unutulmaz kılan iki atraksiyon var. Birincisi Sea Organ. Yani deniz orgu. Beton basamaklar arasına borular yerleştirilmiş ve dalgalar borulara vurdukça borulardan ses geliyor. Dalgaların vuruşuna göre farklı tonlarda muhteşem bir ses oluşuyor.

İkincisi Sun Salutation. Yani güneşe selam. Tüm gün güneş enerjisini toplayan 22 m çapında bir daireden oluşan tasarım , hava kararınca topladığı enerjiyi renkli ışıklar halinde yansıtıyor. Renkli ışıklar saçan dairenin üzerinde duranlar,yatanlar,dans edenlerle hiç bir yerde rastlanmayan bir manzaraya şahit oluyorsunuz. Bu nokta gün batımının en güzel göründüğü yer olduğu için güneşin batışını izlemek ve Hırvat mimar Nicola Basic tarafından tasarlanmış bu iki tasarımı görmek için mutlaka Zadar’a gelmek gerekir diye düşünüyorum.