Genelde gezilerin rotasını , nereye gideceğimizi , neler yapacağımızı ben araştırır ben planlarım.  Bu sefer Bar şehrini sevgili eşim görmek istedi. Kendisi televizyonda seyretmiş ; eski bir Osmanlı Köyü olduğunu , hala müslümanların yaşadığını öğrenince merak etmiş. Gerçekten de geldiğimize değdi. Yurt dışında Türklerle ilgili en ufak bir iz , bir obje bile görsem çok seviniyorum.

Öyle bir şehir ki öncelikle her yer yüzyıllık zeytin ağaçlarıyla dolu. Bu kadar eski ağaçları bir arada gördüğüme çok sevindim . Çünkü zeytin ağacı , ağaçlar arasında en sevdiğimdir. Zeytin ve zeytinyağı severler için , burada satış yerleri mevcut.

Şehir , eski şehir yeni şehir olarak ikiye ayrılmış. Yeni şehir , deniz tarafında ve burada oteller mevcut. Sahil çok güzel ve denize girilebiliyor. Eski şehir de ise Osmanlı izlerini görmek mümkün. Camiler , tekke , saat kulesi , türbe , müslüman mezarlığı ve kale bulunuyor. Kaleyi geziyoruz. Kalenin hemen yanında eski evlerin sıralandığı sokaklar yer alıyor.

Bar şehri , Montenegro’ya nokta koyduğumuz bir şehirdi. Sonuç olarak biz Montenegro’yu çok sevdik.