İster arabayla ya da otobüsle İstanbul’dan ulaşın, isterseniz bizim gibi Selanik’e gitmişken bir gün ayırın, ama mutlaka Osmanlı’dan kalma eserlerin ve izlerin olduğu bu güzel şehri bir gün de olsa gezin. Neden mi?

Selanik’den 150 km uzaklıkta ve kiraladığımız arabayla yaklaşık 1 saat 45 dakika gibi bir sürede vardığımız Kavala’nın güzelliği karşısında büyüleniyoruz. IMG_5301Kavalalı Mehmet Ali Paşa Müzesi ve Heykeli

Osmanlı döneminin en önemli şehirlerinden Kavala 1. Dünya Savaşı’nda Bulgarlar, 2.Dünya Savaşı’nda ise Yunanlılar tarafından işgal edilmiş. Osmanlı zamanında dönemin Mısır valisi, sonradan Osmanlı’ya karşı çıkıp bir isyan başlatmış olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa burada doğmuş. Kavala kelimesine tarih kitaplarından aşinayız sanırım. Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Panagia’da müze olarak kullanılan bir adet evinin ve heykelinin  olmasından Kavala için de önemli bir kişi olduğunu anlıyoruz.  Panagia’nın ana caddelerinden biri olan Poulidou üzerinde tepeye doğru devam ettiğinizde evini, heykeli ve Panagia Kilisesi’ni solunuzda görüyorsunuz.

Kavala Kalesi

Arabayı sahile yakın bir yere park ettikten sonra yürüyerek Kavala Kalesi’ne tırmanıyoruz. Buraya mutlaka yürüyerek çıkın ki sokaklar çok keyifli. Sokaklarda cumbalı Osmanlı evlerine, tanıdık Mehmet Ali gibi sokak isimlerine, daracık sokak aralarından görünen deniz manzaralarına hayran oluyoruz. Kaleye giriş 2,5 euro. Kalede pek bir şey yok ama buradan şehir manzarası bir harika.

 

 

Halil Bey Camii

Kaleden liman tarafına doğru inmeye başladığımızda karşımıza pembe boyalı cami ve mavi boyanmış medrese çıkıyor. Restore edilmiş her iki binada kapalı olduğu için dışardan bakıp geçiyoruz.

 

 

Arabayla geçerken Kavala Su Kemerleri‘ni ve önceleri cami olan sonradan kiliseye çevrilen Aziz Nikola Kilisesi‘ni görüyoruz.

Kavala Kurabiyesi 

Yıllarca Çeşme-Alaçatı’ya gittiğimizde bayıla bayıla yediğimiz kavala kurabiyelerini burada tattıktan sonra tekrar beğenirmiyiz bilmem. Tek kelimeyle harikaydı. Boulangerie Boutique adlı ev yapımı kurabiyecinin portakallı, bademli, çikolatalı çeşitleri var. İkramlık kurabiyelerden tadıp, bir kaç kutu satın alıyoruz.

 

 

Panos Zafira Restoran

Kavala sahilinde yan yana dizilmiş restoranlar var. Hepsi aynıdır diyerek rastgele bir tanesine giriyoruz ve çok beğeniyoruz. Ahtapot, kalamalar, balık, cacık, Yunan salatası gibi klasik bir Yunan restoranında bulabileceğiniz yemek çeşitleri ve içecekleri burada var. Bakalım nasıl yapmışlar diyerek yediğimiz kadayıf tatlısını da beğeniyoruz.IMG_5302

Türk Kahvesi Keyfi

Panos Zafira’dan çıkıp hemen sırasında adını bilemediğim tıklım tıklım gençlerin olduğu portakal ağaçlarının altında mis gibi kokular eşliğinde Türk kahvelerimizi hüpletiyoruz. IMG_5304

Selanik’e dönüşte meşhur Halkidiki Yarımadası‘na bir göz atıyoruz. Sezon olmadığı için tabi ki ıssız olan sahil geniş kumsal, deniz harika. Yani yurtdışı deniz tatili için ideal bir yere benziyor. Bunu da buraya not alalım.IMG_5337