Günlerden yine Zagreb. Yine bir oğlumun olmadığı zamanlarda babaya takılma halleri. Çokça geldiğimiz Zagreb’i bu sefer İpek’le tek başımıza geziyoruz. En son İpek 1 yaş civarlarında iken de gelmiştik. Ban Jelacic Meydanı’nda kuşları kovalıyordu daha dün gibi. Zagreb’i bu sefer farklı geziyoruz. Kızımla yurtdışı gezilerimiz hem farklı bir boyuta geldi hem de harika bir arkadaşlığı var. Yani tam bir gezgin halleri. Son iki gezimiz koşturmadan, sindirerek, şehri yaşayarak geçmeye başladı ki inanılmaz zevkli ve farklı duygular yaşatıyor insana. Bazen bir anne gibi bazense onunla aynı yaşta gibi geziyoruz. Çocuk olmak, çocuk gibi eğlenmek harika bir duyguymuş. Bazen beraber salıncağa binip gökyüzüne dakikalarca bakıp hayaller kuruyoruz, bazen kuşlara yem verip onları seyrediyoruz, bazense yanımızda getirdiğimiz bir iki atıştırmalıkla piknik örtümüzü serip piknik yapıyoruz. Hemen hemen hepsinde sadece gülüyoruz eğleniyoruz…

Maksimir Park ve Zagreb Hayvanat Bahçesi

1787 yılında Patrick Taylor’un tasarımını yaptığı, yüzyıllık meşe ağaçlarının, çok sayıda bitki türlerinin, hayvanat bahçesi ve çocuk parklarının olduğu geniş bir alanı kaplıyor. Öncelikle hayvanat bahçesini geziyoruz. 30 kuna yetişkin, 10 kuna çocuk için fiyat ödüyoruz. Gezerken rahat olsun diye tahta arabalardan da 2 veya 5 kuna karşılığında alıyoruz ve teslim ettiğimizde parayı geri alıyoruz. Hayvanat bahçesi içinde büyük güzel bir göl var. Zebralar, ayı, kuğular, kangurular, yılanlar, kuşlar, maymunlar… İpek hepsine bayılıyor. Bahçede yer yer dondurma, içecek molası verilecek yerler var.

Hayvanat bahçesinin çıkışında biraz yürüdükten sonra muhteşem bir çocuk parkına geliyoruz. Ulu ulu ağaçların ortasında çok güzel bir çocuk parkı. Burada sıkılmadan 3-4 saat geçiriyoruz.

Sonrasında büyük yeşil bir çim alanında hurma ve cevizimizle piknik örtümüzü serip piknik yapıyoruz. İpek ” anne yarın meyve sebze alıp gelelim ” diyerek bayıldı buraya. Yan tarafta oturanların müziği eşliğinde çimlerin tadını çıkarıyoruz.fn%7w2QjSzK3D+FMP9oTZQ

Ban Jelacic Meydanı’na dönüyoruz. Burada Big 5 Five ‘de İpek’ e hamburger çocuk menüsü bana da wrap alıp bir güzel midemize indiriyoruz. Çok güzel ve lezzetli bir hamburgerci.35slrgl1Q523GMTQhkZTZA

Ribnjak Parkı 

Sabah erkenden kalkıp Dolac Pazarı‘nı ve önünde kurulan Çiçek Pazarı’nı geziyoruz. Dün geç geldiğimiz için kapanmış, toplanmışlardı. Saat 15.30 gibi gitmeye başlıyorlar.

Sonrasında meydan ve çevresini gezip bu sefer Ribnjak Parkı’na gidiyoruz. Park hemen Zagreb Katedrali’nin arka caddesinde. 1830 yılında Zagreb piskoposu Aleksandar Alagovic tarafından dizayn edilmiş. Parka köpek kabul edildiği için çokça köpek gezdiren insanla karşılaşıyorsunuz. 2.Crossover Eclectic Müzik Festivali‘ne denk geldiğimiz için parkta kaldığımız süre içinde müzik eşliğinde parkın tadını çıkarıyoruz. (25-29 Temmuz) Bir ara yakınlardaki Fresh Shop’tan dondurma, içeceklerimizi alıp yine pikniğimizi de yapıyoruz. Çocuk parkında saatlerce o muhteşem ağaçların altında arada katedralden gelen çan sesleri eşliğinde , İpek’in aynı dili konuşmasalar da yabancı çocuklarla oynayışını seyrediyorum. Ne güzel şey çocuk olmak, çocukça saf temiz duygularda olmak.

Akşam otelimizin ( Double Tree by Hilton ) hemen yanındaki güzel mi güzel Boşnak Restoranında (Sofra) yemeğimizi yiyoruz. Türk kahvemizi içiyoruz. Yemekleri ve ortamı açısından tavsiye ederim. www.restoransofra.com