Prag’a geldik yakın nerelere gidebiliriz derken Prag- Karlovy Vary- Dresden turu oluşturduk. Seyahatlerimin olmazsa olmazı bir ülkeye gitmişken yakın başka ülkeleri de görmek. Bu sefer de öyle oldu. Karlovy Vary’den muhteşem köy manzaraları eşliğinde 2 saatte Dresden’e vardık. Rengarenk Karlovy Vary’den sonra Dresden biraz içimizi kararttı. 2.Dünya Savaşı’nda şehir bombalar sonucu yerle bir olmuş ve herşey yeni baştan yapılmış. Biz gittiğimizde de her yer şantiye alanıydı. Güzel bir meydan ve meydanın ortasındaki Frauenkirche Kilisesi, meydan çevresindeki restoran ve kafeler, kafede dev ekranlarda futbol maçı seyreden insanlar olduğu halde gayet sakin bir şehre benziyor. Bu meydandan itibaren yürüyerek şehrin önemli yerlerini gezdik.

Elbe Nehri’nin yanına kurulmuş Barok tarzı binalarıyla açık hava müzesi gibi bir şehir.

Öncelikle Zwinger Sarayı‘nı ve bahçesini geziyoruz. 1709 yılında yapılmış barok yapının taç kapısı ve saatli giriş kapısını çok beğeniyoruz.

Savaş esnasında yıkılmamış tek ayakta kalmış duvar, Dresden’de ki saksonya krallarının resimlerinin olduğu 100 metre boyundaki Procession of Princes Duvarı. 22000 adet çini kullanılmış duvarda savaşda çok az bir çini patlamış gerisi sağlam kalmış.

Dresden’in simgelerinden Royal Palace, Saksonya Krallığı’nda ülkeyi yöneten Wettin ailesine ev sahipliği yapmış yine Barok tarzı bir bina şu anda müze olarak hizmet vermekte.

Semper Opera Binası da gezip görülecek yerler arasında. Bu yapıların hepsi bir arada ve eğer müze gezmezseniz yarım günde gezilecek yerler. Nehrin manzarası için Brühl Terası‘na da çıktık ama şantiye alanı yüzünden resim bile çekmemişim. Buradan aslında şehre güzel bir bakış sağlıyorsunuz. Dresden bize bu kadar yetti ve bir buçuk saatlik bir yol sonunda Prag’a geri dönüyoruz.