Adriyatik Denizi’nin bir başka köşesinde yer alan Hırvatistan’ın en büyük limanı olan Rijeka kelime anlamı olarak nehir anlamına geliyormuş. Sabah uçağı ile Zagreb’e indikten sonra kiraladığımız araba ile Rijeka’ya doğru yola çıkıyoruz. 166 km mesafeye yaklaşık 2 saatte varıyoruz da şehre gelir gelmez yanlış yola girmemiz sonucu polisin durdurmasıyla 40 euro cezayı da yiyoruz. Neyse olur böyle şeyler diyip keyfimizi bozmuyoruz ama içimize de oturmadı değil hani.

Prag’dan sonra ikinci kere kızımla beraber baş başa geziyoruz. Babamız işe biz şehir turuna… İpek gerçekten muhteşem bir gezi arkadaşı. Birlikte çok eğleniyoruz. Rijeka’da neler yaptık ?

Trafiğe kapalı, rahatça gezilebilecek, yan yana dükkanların, kafelerin olduğu Korzo Caddesi’ni boydan boya geziyoruz. Bir dönem Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun himayesinde kalan şehirde ki binalarda bu izleri görebiliyorsunuz.

Cadde boyunca heykeller, saat kulesi, caddenin bir arka paralelinde yer alan Sanatçılar Sokağı ve sokaktaki graffitiler görülebilir.

Öğlen yemeğimizi limanda yer alan Boonker ‘de yedik. www.boonker.hr Hırvatistan kıyılarına gelip balık yememek olur mu hiç ? Birbirinden güzel lezzetleri, liman manzarasıyla tavsiye edeceğim bir yer.

Artık gezilerimde oradan oraya koşturmayı sevmiyorum. Şehrin tadını çıkarmak benim için daha önemli olmaya başladı. Her yapının önünde fotoğraf çekip poz da vermiyorum. Yazımı yazarken farkettim ki bu gezide çok az fotoğraf çekmişim ama kızımla nasıl eğlendiğimizi anlatamam. Arabayla şehri boydan boya gezip yol üstünde özlediğim lezzet Marche kahvemi de alıp Zagreb’e dönüyoruz. Aşağıdaki şarkı Rijeka’nın olsun.