Bir zamanlar bu kadar herkes seyahat tatil bilmezken Kuşadası en önemli tatil yerlerinden biriydi. Ne oldu da popülerliğini yitirdi? Şimdi Kuşadası’na gidiyorum diyen duymadığım gibi Kuşadası’na gidiyorum diyen kişiye insanlar ağız burun kıvırıyor. Biz de bugüne kadar tatil amaçlı hiç gitmemiştik. Sadece Meryem Ana Kilisesi, Efes Antik Kenti ve Şirince için gelmiştik bu taraflara. Bu sefer burayı neden seçtik, iyi ki de seçmişiz dedirten Kuşadası tatilimizi hemen anlatmaya başlayayım.

x37bt3mtthizde+5tewgag

Oğlum Londra’ya yaz okuluna gitmeden önce çok vaktimiz yoktu ve biz de çok uzak bir yer olmasın ama Ege olsun dedik, Kuşadası’na karar verdik. Baktık Hilton Oteli puanlarımız da çok birikmiş onları da harcayalım diyerek düştük Kuşadası yollarına. Hilton Oteli Kuşadası merkezde ve hemen herkesin bildiği yat limanının karşısında yer alıyor. Yeri harika ama biz nerede denize gireceğiz ? Gelmeden önce arabaya atlar plaj plaj gezeriz demiştik. Aman efendim meğer otelin sahibinin tatil köyü de varmış ve burada kalanlara orada her şeyden yararlanma hakkı veriyormuş. Birden kendimizi beş yıldızlı tatil köyünde bulduk. Aman da ne şanslıyız aman da ne güzelmiş beleş tatil diye diye harika bir hafta geçirdik. Uzun zamandır da tatil köyüne de gitmemiştik, çoluk çocuk açık büfe ye iç, bir sürü atraksiyonlu havuza denize gir çık, aqua parkta eğlen muhteşemdi. Sadece akşam yemeklerini kendimiz Kuşadası’nın güzel restaurantlarında yedik, e o kadar da değil tabi. Geriye kalan zamanlarda da bol bol gezdik ama bu sefer çok ilçe sınırlarına çıkmak istemedik.

Kuşadası içinde gezilecek yerlere şöyle bir bakarsak;

Kuşadası Çarşısı‘nı ve hemen yanında yer alan Kervansaray’ı da içine alan  Kaleiçi, çarşı gezmek isteyenler için listeye alınabilir. Bizce çok cazip olmayan bir çarşı. Burası genelde çakma marka ürün satın almak isteyenlerin göreceği bir yer olmuş. Daha güzel ve daha yerel ürünler satılsaydı daha kalabalık olabilirdi belki. Çünkü dükkanlar maalesef sinek avlıyor. Aslında çarşı çok merkezi ve çok önemli bir yerde. Turist gemilerinin yaklaştığı limanın hemen karşısında yer alıyor.

x3uqsqzjq+soluh1mstogq

Karaya bir yol ile bağlanmış Güvercinada buranın en güzel yeri. Adaya araç ile gitmek isterseniz aracınızı Kuşadası merkezde bir yere parkedip yürüyebilirsiniz ya da adanın tam karşısında yer alan otoparka bırakabilirsiniz. Otoparkın günlüğü 10 TL. Güvercinada üzerinde, Barbaros Hayrettin Paşa tarafından yaptırılan bir  kale ve  surlar yer almakta. Bu surlar Mora İsyanı sırasında adalardan ve denizden gelebilecek saldırıları önleyebilmek için yaptırılmış. Surlar adayı  saracak şekilde yaklaşık 3 metre yüksekliğinde inşa edilmiş.  Güvercinada’nın gözetleme kulesinde yer alan müzede birkaç gemi maketi ile birlikte balina iskeleti de görülüyor.

img_8557

Kuşadası sahil boyunca yürürken iki alışveriş merkezine rastlanıyor. İçinde kafeler ve mağazaların yer aldığı Ege Port ve restoran ve barların yer aldığı Marina AVM. Burası akşamları cıvıl cıvıl oluyor.

Kuşadası’nda güneş denizden batıyor ve mutlaka akşam güneşi batışını izlemek için deniz kenarında yerinizi alınız.

bst64gu9twwaztohxr53yw

Kalamaki Milli Parkı ve girişinde yer alan Zeus Mağarası‘na mutlaka gidin. Zeus Mağarası’nda soğuk buz gibi suda yüzenler var. Milli park girişinde uzun araba kuyruklarında biraz bekleyebiliyorsunuz ama parka girdikten sonra halka açık 4 muhteşem koyda yüzmek buna değiyor. 1-İçmeler Koyu: Burası hemen girişte yer aldığı için çok kalabalık oluyor. 2-Aydınlık Koy: Taşlık ama çok kalabalık değildi. 3-Kavaklıburun: Taşlık bir koy. Bakınırken yanımıza yaban domuzu geldi. Piknik yapan insan gruplarıyla doluydu. 4.Karasu: İşte biz buraya bayıldık. En uç kısımda olduğu için en güzel deniz burası. Çam ormanlarına doru mis gibi hava eşliğinde mis gibi denize giriyorsunuz. Denizine doyamadık. Samos Adası’na en yakın yer olduğu için aynı zamanda jandarma bölgesi. Mutlaka yanınızda şemsiye ve yiyecek olmalı.

Kuşadası merkezde halk plajlarında da denize girilebiliyor. Ayrıca Güvercinada önünden kalkan teknelerle de koylara gitmek mümkün.

Kuşadası’nda Yemek Yenilecek Yerler

Güneşin batışı eşliğinde yemek yemek isteyenler için Ketchup‘u öneririm. Burada sadece bir şeyler içebilir ya da yemek yiyebilirsiniz. Fiyatlar çok ucuz değil ama yemeklerini beğendik. Mezgit Balıkçısının mezelerine bayıldık. Hem balıkları hem de mezeleri için bir kaç gece burada yedik. Fiyatlar çok ucuz değil tabi. Yine sahil boyunca uzanan restoranlardan biri olan Konyalı Restoran’da pide, kebap, çorba türü yemeklerin tadına baktık. Bir de Hilton Oteli’nin çatı katında yer alan restoran da güneşin batışının tadına varılarak yemek yenilebilen bir yer. Sahil boyunca bir çok restoran kafe mevcut. Biz bunları deneyebildik. Seçimlerimizi yaparken çocuklarla da gidilebilecek, onların yiyebileceği menülerin olduğu yerleri seçmek durumunda kalıyoruz.

Kuşadası niçin popülerliğini yitirmiş meselesine gelince, benim duyduğum ve gözlemlediklerim şunlar; birincisi turiste para gözüyle bakan esnafın rastgele fiyatlarla turistlere beşi ona satmasıyla zamanla yabancı turisti kaçırmışlar. Buraya Meryem Ana ve Efes için turist gelmiyor değil ama Kuşadası içinde dolaşmıyorlar. İkincisi denize girilecek yerler çok kısıtlı. Koyları da zaten malum büyük oteller kapatınca şöyle düzgün bir plaj göremedik. Denizi biraz dalgalı. Gençlerin eğleneceği Bodrum gibi barlar sokağı olan bir yer de göremedik. Bizim gibi çocuklu olup kafa dinlemek isteyenlere birebir bir yer burası. Ben zaten öyle kalabalık yerleri çok sevmiyorum artık. Beleş bir tatil olduğu için mi yoksa ailecek beraber olup gerisi önemli değil modunda olduğumuz için mi bilinmez biz sevdik Kuşadası’nı. En azından burun kıvıracak kadar değil yani. Gitmemiş olsaydık Efes, Meryem Ana ve Şirince ile birleşince de güzel bir gezi olacağını düşünüyoruz.